Dünyanın en mutlu insanları : Piraha Kabilesi

Brezilya’nın Amazon ormanlarında yaşayan Piraha kabilesi üyelerinin dünyanın en mutlu insanları olduğu söyleniyor. Pirahã Kabilesi’nin yerleşim yeri Porto Velho (Brezilya) şehrine 400 km uzaklıkta. Ulaşmak için 4 günlük bir tekne seyahati gerekiyor.



Bu kabileye Hristiyanlığı aktarmak isteyen bir misyoner ve antropolog, Piraha kabilesi ile bir süre geçirdikten sonra ateist olmuş ve Piraha insanları ile 21’inci Yüzyıl insanının arasındaki farkları aktaran bir kitap yazmış : Bu kişi David Everett.


Bırakın akıllı telefonları; çamaşır makinesi, buzdolabı bile kullanmıyorlar. Hala avcılık ve toplayıcılıkla geçimlerini sağlıyorlar. Dış dünyaya kendini tamamen kapatmış; paradan ve lüksten haberi bile olmayan ilkel bir kabile, nasıl olur da yaşayan en mutlu insanlar olabiliyor?

Dünyanın en mutlu insanları

“Piraha Yerlilerinin Bilinmeyen Dünyası” kitabı ve “Mutluluğun Grameri” belgeseliyle Amazon yerlilerinden olan Piraha kabilesi ile geçirdiği yılları anlatan Amerikalı antropolog Daniel L. Everett, sadece ilkel bir kabileyi incelemiyor, mutluluğun sırlarını da ifşa ediyor. Çünkü onun 1977’den beri tüm yaşam ve kültürlerini incelemeye aldığı bu kabile anropologlara göre dünyanın en mutlu insanlarını barındırıyor. Bu kabilenin mutluluk sırlarını Everet’in kitabı ve belgeselinden öğreniyoruz.  Daniel Everett’in Pirahalarla macerasını anlattığı kitap ve belgeselinde onları şöyle tanımlıyor: “Hiç bu kadar zorlu şartlarla karşı karşıya olan ama buna rağmen büyük bir incelik ve mutluluk içinde yaşayan insanlar görmemiştim”. Pirahalar’ı daha sonra ziyaret eden Amerikalı psikologlar da onunla hemfikir olduklarını şu sözlerle ifade ediyorlar: “Pirahaların gülerek ve gülümseyerek geçirdikleri zamanı incelediğimiz diğer topluluklarla karşılaştırırsak onların dünyanın en mutlu insanları olduğunu belirtmemiz gerekiyor”. 


Everet ve psikolog dostlarını şaşırtan bir yaşama sevincine sahip olan bu kabile, Amazon’un derinliklerinde yaşayan ve dört yüz yerli ile yüzlerce yıldır değişmeden varlıklarını sürdüren bir topluluk.

Mutluluğun anahtarı dillerinde

Bu kabilenin en şaşırtıcı ve ayırt edici varlığı ise, dilleri.

Pirahaların bu özelliklerini tanıdıkça Everett, onların dillerine de yönelmiş ve onların mutluluğunun asıl anahtarını da bu dilde bulmuş. Çünkü onların dili Amazon’un olağanüstü tabiatının doğurduğu bir sesler, melodiler, ıslıklar manzumesi. Hiç yazılmayan ve yazılamayan bu dilde işin asıl ilginci geçmiş ve gelecek zaman yok. Sadece şimdiki zaman mevcut. Everett’a göre dilin bu özelliğinden dolayı Pirahalar ne geleceğin endişelerini ne de geçmişin elemlerini taşıyorlar. Böylece dillerine geçmiş ve geleceğe ait beklenti ve üzüntüleri almayan bu insanlar bunun da yardımıyla dünyanın en mutlu topluluğu olabiliyorlar. Ay, yıl, hafta gibi zaman döngülerini de tanımlamayan bu dil adeta zamansızlığın dili. Gelecek ayı anlatmak için “ay küçüldüğü zaman”, öğleni anlatmak için “büyük güneş”, akşamı ifade için “güneş toprağa değdiğinde”, “akşamı ifade için “güneş geceyi yediğinde gibi” tabirler kullanıyorlar. Yarın kelimesi de bulunmayan Piraha dilinde geleceği anlatmak için “şimdi değil” demek yeterli. Böylelikle zamanın insan üzerindeki baskısını bilmiyorlar. Pirahaların geçmişe ait kurucu mitleri de yok. Onlar için sadece gördükleri ve olan var. Zihinlerini çalıştıran dillerinde tüm bu zaman kavramları olmadığı için sadece anı yaşamak onlar için hayatın sıradan bir yönü oluyor.


Dillerinin bir alfabesi yok, dolayısıyla ortada yazıya dökülebilen bir dil yok. Sesler çıkarıyorlar, ıslıklar çalıyorlar, zaman zaman hayvanları ve doğadaki diğer sesleri taklit ediyorlar. Bu konuda o kadar ustalar ki, maymunları uzaklaştırıp kartalları bile çağırabiliyorlar.

Onlarla 8 yıl sürekli yaşayan ve 30 yıldır üzerlerinde araştırmalar yapan Everett, en çok onların serbest yaşama şekillerinden etkilenmiş. Pirahalar’ın, zaruri ihtiyaçlarının gerektirdiğinden fazla çalışmayıp zamanlarının geri kalanını eğlenmeye, sohbete ve hayatın sunduklarından faydalanmaya ayırdıklarını görmüş. Aralarında ne hiyerarşi, ne de tören-teşrifat bulunmuyor. Hatta evlilikler için bile özel tören düzenlemiyorlar. Hayatlarını birleştirmeyi düşünen bir kadın ve erkek, beraber dört gün ormana çekiliyor ve böylelikle kabile onları meşru eş olarak kabul ediyor.


Pirahalar tam bir paylaşım toplumu. Elde edilen yiyecek kabile üyeleri arasında paylaşılıyor, engelliler ve yaşlılara topluluk tarafından bakılıyor. Öksüz ve yetim kalanlar da yine kabilenin diğer üyeleri tarafından bakılıyor. Çevreleriyle tam bir uyum içinde yaşayan Pirahalar, hayvanlardan ve ormanın barındırdığı tehditlerden de çekinmiyorlar. Hatta yılan ve timsahlar dahi onları korkutmuyor çünkü kimseye kötülük yapmadıkları gibi haşereleri yiyerek bir de faydalı oldukları düşünülüyor. Avladıkları hayvanların dışında diğerlerini incitmemek de bir diğer prensipleri.

Pirahã Kabilesi hakkında “The Grammar of Happiness” adında, 2012 yılında bir belgesel de yapılmış.

 The Grammar of Happiness
(2012) on IMDb

Kaynak : Wannart , Derki
Dünyanın en mutlu insanları : Piraha Kabilesi Dünyanın en mutlu insanları : Piraha Kabilesi Reviewed by Kaan on Nisan 20, 2018 Rating: 5

Post AD

home ads